Bir fanustan denize atlamak

Paylaş
Bir fanustan denize atlamak

Uzun zamandır ne istediğimi bilemediğim bir yerdeydim. Bu bilinmezlik, önce durağanlık gibi göründü ama zamanla anladım ki esas mesele, ne istemediğimi fark etmekmiş. Hayatın dönüm noktalarının yeni bir işe girmek, yeni bir şehre taşınmak, evlenmek/boşanmak ya da bir yakınını kaybetmekten daha farklı olabileceğini düşünüyorum. Dönüm noktası değil de bir dönüşüm noktası olması bana daha anlamlı geliyor- çünkü bazen en büyük değişimler, içimizde sessizce gerçekleşir.

"Wish you were here" şarkısını çok severim. "We're just two lost souls swimming in a fishbowl" satırı beni en çok etkileyen. Hepimiz hayatımızda bazen kayıp ruhlar gibi bir fanusun içinde yüzüyoruz. Yanı başımızda koca bir deniz olduğunu fark etmeden. Peki ya fanustan dışarı atlarsam?

Önce fanusta yaşamak istemediğimi fark ettim. İstemediğim şeyleri eledikçe zihnimde bir boşluk oluştu. Belirsizlik önce beni karanlık bir köşeye sıkıştırdı. Ama sonra, o boşluğun aslında özgürlük olduğunu fark ettim: İstediğim şeylere yer açmak için bir fırsat! Her "hayır" ile, kim olduğuma dair daha net bir resim oluştu. O bilinmezlik, beni bir yüzleşmeye çağırdı ve bu yüzleşmede kendime dair her şeyi yeniden anlamlandırmaya başladım. En sonunda kendime "ne istiyorum?" sorusunu sormayı başarabildim. Tıpkı doğanın döngüsü gibi, ilkbaharda yeni sürgünler verebilmek için sonbaharda yaprak dökmem gerektiğini hatırladım.

Anladım ki, fanus sadece zihnimde var olan sınırlardı- ve deniz hep içimdeydi. Ben dönüşümüm için fanustan dışarı atladım! Şimdi kendimi ve atladığım denizde nasıl ve nereye yüzeceğimi yeniden keşfediyorum. Çünkü denizin derinliklerinde kaybolmak, fanusta güvende olmaktan daha gerçek.

Devamını oku

Her Mağaza Büyüme Değildir

Her Mağaza Büyüme Değildir

Bugün perakende dünyasında marka büyüklüğü hala mağaza sayısı ile ölçülüyor. Oysa gerçek görünenden çok farklı. Yeni lokasyonlar, daha geniş erişim, daha yüksek ciro ve daha görünür bir marka yaratır sanıyorsanız yanılıyorsunuz çünkü açılışlarının olabildiğince ses getirmesi sağlanan mağazalar sessizce kapanıyor… Mağaza sayısı arttıkça yalnızca satış alanı büyümez. Kira, ekip, stok,

Elif Okka tarafından
Büyümek Yetmiyor: Bir Markanın Görünmeyen Kayıpları

Büyümek Yetmiyor: Bir Markanın Görünmeyen Kayıpları

Geçen hafta perakendede sık karşılaştığımız ama çoğu zaman adını koymadığımız on görünmeyen sorunu yazdım. * Ekip çalışıyor ama marj büyümüyor. * Raporlar çoğalıyor ama içgörü oluşmuyor. * Toplantılar uzuyor ama karar çıkmıyor. * Kampanyalar art arda geliyor ama hangisinin gerçekten değer yarattığına dönüp bakılmıyor. Bu hafta aynı konuya başka bir yerden bakmak istiyorum. Çünkü

Elif Okka tarafından
Yapay Zekadan Neden Daha Az Bahsedeceğim?

Yapay Zekadan Neden Daha Az Bahsedeceğim?

Bir süredir bültenlerimde yapay zekadan, AI araçlarından ve bu teknolojilerin şirketlerde yarattığı dönüşümden söz ediyorum. Başlıkta okuduğunuz gibi, önümüzdeki haftadan itibaren yapay zekaya daha az yer vereceğim. Sebeplerini açıklayayım. Öncelikle bu, yapay zekanın benim için önemini kaybettiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, yapay zekayı doğru yere yerleştirebilmek için bir adım geri

Elif Okka tarafından