Kimlik Nasıl Paulmark Oldu?
Bir mağaza zinciri kendi markasına dönüştüğünde ne değişir?
Bir mağaza zinciri kendi markasına dönüştüğünde ne değişir?
6 Ekim'de gerçekleştirdiğimiz webinarda söze şu soruyla başladım: Satış artarken işletmenizde para gerçekten nerede kalıyor? İlk bakışta finansın sorusu gibi duyuluyor. Aslında çok daha önce verilmiş ticari kararları yeniden okumaya çağırıyor. Ciro artışı, tek başına sağlıklı büyüme anlatmıyor. Satış büyürken indirim derinleşebilir, stok daha yavaş dönebilir, iade maliyeti
Bir karar, yanlış olduğu için değil; çok geç sorgulandığı için pahalılaşır.
Son bir aydır yazdığım görünmeyen sorunları neden 29 Eylül’de birlikte konuşmak istiyorum?
Hız hayatımızın bir parçası. Perakendede de bazı kararlar çok hızlı alınıyor. Rakip kampanya başlatıyor, stok birikiyor, ay sonu hedefi geride kalıyor. Bir fiyat revizyonu, ek bir promosyon ya da “sadece bu hafta sonu” indirimi markalarda hemen devreye giriyor. Her biri kendi anında makul gibi görünse de, tek bir indirimin doğru
Bugün perakende dünyasında marka büyüklüğü hala mağaza sayısı ile ölçülüyor. Oysa gerçek görünenden çok farklı. Yeni lokasyonlar, daha geniş erişim, daha yüksek ciro ve daha görünür bir marka yaratır sanıyorsanız yanılıyorsunuz çünkü açılışlarının olabildiğince ses getirmesi sağlanan mağazalar sessizce kapanıyor… Mağaza sayısı arttıkça yalnızca satış alanı büyümez. Kira, ekip, stok,
Geçen hafta perakendede sık karşılaştığımız ama çoğu zaman adını koymadığımız on görünmeyen sorunu yazdım. * Ekip çalışıyor ama marj büyümüyor. * Raporlar çoğalıyor ama içgörü oluşmuyor. * Toplantılar uzuyor ama karar çıkmıyor. * Kampanyalar art arda geliyor ama hangisinin gerçekten değer yarattığına dönüp bakılmıyor. Bu hafta aynı konuya başka bir yerden bakmak istiyorum. Çünkü
Bir süre önce, her hafta bir "görünmeyen sorun" örneği paylaştığım bir seri yazmıştım. Bugün baktığımda, aynı belirtilerin perakendede çok daha somut ve çok daha pahalı bir karşılığı olduğunu görüyorum. Bu yüzden seriyi baştan yazıyorum - bu sefer doğrudan sahadan, kârlılık kararlarının içinden. Her biri üzerine kitap yazılır, ama bu
Bir süredir bültenlerimde yapay zekadan, AI araçlarından ve bu teknolojilerin şirketlerde yarattığı dönüşümden söz ediyorum. Başlıkta okuduğunuz gibi, önümüzdeki haftadan itibaren yapay zekaya daha az yer vereceğim. Sebeplerini açıklayayım. Öncelikle bu, yapay zekanın benim için önemini kaybettiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, yapay zekayı doğru yere yerleştirebilmek için bir adım geri
"Yapay zekaya milyonlar yatırdık ama hala mağazadaki stok hatasını çözemiyoruz." Bu cümle, aslında çok büyük bir paradoksu özetliyor ve gitgide daha fazla duymaya başlayacağız. MIT Technology Review Insights’ın Haziran 2026 tarihli son raporunda da vurguladığı gibi; eski ve kırık bir tedarik zincirinin üzerine yapay zekayı yama yapmak,
Pazarlamanın Genetik Kodları
4P'den Bağ Kurmaya Uzanan Yolculuk
Yapay Zeka
Bir "Dahi"nin Sessiz Devrimi
Yapay Zeka
Yapay Zekanın Steve Jobs’ı mı, Yoksa Mutlak Gücün Yeni Sahibi mi?
Yapay Zeka
Sahne Işıklarını Reddeden Bir CEO Teknoloji dünyası; iddialı sunumlar yapan, sahne karizması yüksek ve her hafta yeni bir devrim vadeden "şovmen" CEO’lara alışık. Ancak Dario Amodei bu kalıpların tamamen dışında duruyor. Princeton’dan fizik doktorası bulunan bu araştırmacı, yapay zeka dünyasının en gelişmiş modellerinden birini yönetmesine rağmen,
Yapay Zeka
"Düşünen Şirket"ten "Yaşayan Şirket"e Daha önceki yazımda sorduğum "Şirketiniz siz yokken düşünebiliyor mu?" sorusu, bugün yerini çok daha radikal bir tartışmaya bıraktı: "Şirketiniz siz yokken mülkiyet sahibi olup yasal sorumluluk alabilir mi?" Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin geçtiğimiz günlerde
Perakende
Perakende için geliştirilmiş yapay zeka araçlarına bakıyorum, çoğunun vaadi size aşağıdaki gibi belirli metriklerle artış sağlamak. Ama bu artışlar hem sınırlı hem de yüzeysel kalıyor. Bunun temel nedenlerinden biri, birçok aracın hala eski veri mantığıyla kurulmuş olması; yani geçmiş veriden türetilen içgörülerle geleceği otomatikleştireceğini varsayması. İkinci neden ise bu çözümlerin
Yapay Zeka
Papa XIV. Leo ile dünya görüşüm, inançlarım veya hayata baktığımız pencereler aynı değil. Hatta tamamen farklı dünyaların insanlarıyız. Ancak onun Encyclical Letter of His Holiness Leo XIV Magnifica Humanitas (25 May 2026) belgesini okuduğumda (daha doğrusu özetini okuduğumda), kendimi garip bir şekilde Vatikan’la aynı cephede buluyorum. Neden mi? Çünkü
Yapay Zeka
Otomasyon Paradoksu ve Değişen Gerçeklik Yapay zeka araçlarının (Codex, Claude Code vb.) ve otonom ajanların iş akışlarımıza hızla entegre olduğu bir dönemden geçiyoruz. Birçok lider ve çalışan, tam otomasyonun kapıda olduğunu ve insan emeğinin değerini yitireceğini düşünerek endişeleniyor. Ancak gerçek oldukça farklı ve şaşırtıcı bir paradoksu barındırıyor: AI süreçleri otomatikleştirdikçe,
Yapay Zeka
Yeni Bir Eşikteyiz İş dünyası sessiz ama radikal bir değişikliğin içinden geçiyor. Endüstriyel kapitalizm fiziksel kas gücünü, finansal kapitalizm ise sermaye dağıtımını ölçeklendirmişti. Bugün ise "Bilişsel Kapitalizm" dönemindeyiz: Bilgiyi depolamak veya hızı artırmak değil; muhakeme kapasitesini (karar verme yetisini) kurumsal bir altyapı haline getirmek daha önemli hale geldi.
Yapay Zeka
Geçen yılın Eylül ayında bir ihtiyaçtan yola çıktım. Yapay zeka hakkında Türkçe konuşuyorduk ama ortak bir dilimiz yoktu. "Fine-tuning" lafı geçtiğinde birileri "modeli sıfırdan eğitmek" sanıyor, diğer taraf "ince ayar" diyordu ama ne ayarı olduğunu tam tarif edemiyordu. Türkçe kaynak aradım, bulamadım. Dağınık
Yapay Zeka
Dünya durmadan değişiyor. Teknoloji bizi adapte olmaya zorluyor. Peki, bu adaptasyonun bedeli ne? Özellikle yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte, ruh ve beden sağlığımız nasıl etkileniyor? Bu yazıda, yapay zekanın hayatımızdaki rolünü, özellikle de metabolizmamız ve zihinsel gücümüz üzerindeki etkilerini derinlemesine inceleyeceğiz. Hazırsanız, gerçeklikle yüzleşme zamanı. İşte hepimizin tanıdığı o meşhur
Yapay Zeka
Bugün size yeni teknolojilerden, devrim yaratan algoritmalardan bahsetmeyeceğim. Bugün çok daha basit bir şeyden bahsetmek istiyorum: Çalı çırpıdan... Bundan on dört yıl önce, 2012'de yazmaya başladığım bloğun sonra da 2024'te kendi kendime kaydetmeye başladığım podcaste bu ismi vermiştim. Çalı çırpı dediğimiz ince kuru ağaç dalları kuru
Yapay Zeka
Hepimiz aynı cümleyi kuruyoruz: "Yapay zeka (AI) dünyayı değiştiriyor, biz de takip ediyoruz ama kendi işimize nereden, nasıl bulaştıracağımızı bir türlü kestiremiyoruz." Teknoloji sanki uzak bir gezegenden gelmiş bir cihaz gibi görünüyor; oysa aslında o, deponuzda her şeyi bilen ama konuşamayan o en tecrübeli kişinin dijital hali gibi.